31 Mart 2009 Salı

Seçim

pazar günü oylarımızı kullandık,sonuçlar beklediğim gibi fakat istediğim gibi olmadı,oturduğum nilüfer ilçesini çok sevdiğim chp li Mustafa Bozbey aldı,zaten bi kuşkumda yoktu..Tek diyebilceğim Türk milletine açlıkta,yoksullukta,soyup soğana çevrilmekte,günü geldiğinde ki çok yakındır,oturduğu şehirde kendi gibi öz be öz bir türke az rastalayacak olması, hepsi hepsi hepsi MÜSTEHAK..

27 Mart 2009 Cuma

indirim indirim indirm

Bu aralar ablam sağolsun Bim'in kampanyalarını takip ediyor :) 2 haftadır kampanya peşinde koşuyoruz,araba lastiğide kampanyaya girerse koşup almaktan korkuyorum valla :) geçen cuma günü philips epilatör kampanyadaydı,sabah 9 da açılır açılmaz koştum.kadınlar rafları talan ediyolardı,koskoca markete topu topu 4 tane gelmiş,ee tabi bana kalırmı.allahtan market görevlisi tanıdık da 1 gün önceden 2 tane ayırtmıştım.çaktırmadan verdi sağolsun..
aldığım epilatör Philips Hp6409 modeliymiş,, Fiyatı : 49,90 TL.

Normalde piyasa fiyatı 80-90 liradan aşağı değil.Taşıma çantasına bayıldım,makyaj çantası olmaya çokda müsait :)



İçinde:
Masaj başlığı
2 epilatör başlığı
1 tıraş başlığı
Şık taşıma çantası
2 yıl firma garantili

Bugünde flormarın Selection 2in 1 excellence hem ruj hem maskarası indirimdeydi.
Araştırdım normalde piyasa fiyatı 9,60 liradan bile satılıyor.Ama ben 3,50 liraya aldım.piyasa fiyatının yarı fiyatı bile değil :) 2 tane aldım,kısa günün karı diye buna derim,akşam iş çıkışı bakıcam kalmışsa diğerlerinede saldırırım..

23 Mart 2009 Pazartesi

Romantik Düğün

Yerim yutarım,siler süpürürüm ben bunları,,,





























18 Mart 2009 Çarşamba

bahaaarr gel baharr



artık bahar gelsin istiyorum,ben baharda kendimi yenilenmiş hissediyorum,daha enerjik oluyorum,daha çok su içiyorum,sebzeye daha çok yöneliyorum mesela :) kilo vermenin azmi değil tamamen içimden gelen bişey,spor yapasım geliyor,içimde sevinçle doluyor,yaz ayını oranla baharı daha çok seviyorum..hem giyicek daha çok şey buluyorum havalar ısındıkça :)

Baharda çiçekler açıyor,böcükler yuvalarından çıkmaya başlıyor :)

Gel artık bahar,gözüm yollarda kaldı..

Bu Japonya'da Sakura adlı beyaz kiraz çiçeği.Burda da var bu çiçeklerden ve bu sıralar açmaya başladı,bayılıyorum bu tonlardaki çiçeklere,Japonya'da çok sık dikmişler bu ağaçları,ortaya güzel bir görüntü çıkmış ...



17 Mart 2009 Salı

Sunay Akın'dan Bir Kız Kulesi Öyküsü



1827 yilinda Almanya'nin Brandenburg kentinde Karl adinda bir cocuk dunyaya gelir. Babasi muzik ogretmeni olan Karl, aile icinde bas gosteren huzursuzluklardan dolayi bir Fransiz yetimhanesine gonderilir. Daha sonra gemilerde mico olarak calisir. Hamburg'tan kalkan bir gemiyle Istanbul'a giderken henuz 12 yasindadir.

Gemi Istanbul'a geldiginde denize atlayan Karl, Kiz Kulesi'ne yuzerek kacar. Kendisini kurtaran Kiz Kulesi'nin bekcisine gemiye geri donmekistemedigini soyler. Iki ulke arasinda kucuk bir politik sorun yasanir. Ama Osmanli sadrazami Ali Pasa sorunu cozer ve Karl'i korumasina alir. Karl Mehmet Ali adini alir. Mehmet Ali, Kirim, Bosna ve Karadag savaslarindan sonra 2. Abdulhamit doneminde pasa unvanini alir. Mehmet Ali Pasa, 1878 yilinda imzalanan Berlin Antlasmasi'nda Osmanli'yi temsil eden uc kisiden biri olur. Almanca, Fransizca, Yunanca, Farsca ve Arapca dillerinde siirler yazan Mehmet Ali Pasa'nin dort kizi olur. Pasa'nin Leyla adindaki kizinin da bir kizi olur; Celile. Celile bir erkek cocuk dogurur: Sair Nazim Hikmet! Goruldugu gibi Karl'dan Nazim'a uzanan hikayenin gosterdigi gibi, Kiz Kulesi'nin her zaman hikayeleri vardir. Eger Kiz Kulesi Karl'i kurtarmasaydi, Nazim olmayacakti.
Sunay AKIN

9 Mart 2009 Pazartesi

yokumm


ahh akılsız kafam,kaç aydır yan gelip yattım ay sonunda olan sınavlara şimdide sıkıştım,2 ay önce kendime çalışma programı yapmıştım ama onada uymadım,resmen paçalarım tutuştu şimdi.ay sonuna kadar 4 dersi yaklaşık 10 üniteden saysak ezberleyip öğrenmem lazım :) sanırım sınavda ayvayı yiycem,en iyisi çalışabildiğim kadar çalışmak,2.dönem daha iyi hazırlanıcam,söz veriyorum blog,söz söz söz..

3 Mart 2009 Salı

saçımı kestirdimm,bide çorba yaptım:)

Belime kadar uzattığım kıvır kıvır saçlarımı omuzlarıma gelecek kadar kısacık kestirdim.Ne zamandır değişiklik istiyordum.Zaten ben hep böyle durur durur 1 sene hiç kestirmem çünkü saç kestirmeye karşı fobim vardır,hep uzun saçlarım olsun isterim,sonra bi terelelli olurum kuaföre gidip kısacık kestiririm,bunu 3 kere yaptım daha öncede :)

sıkılmıştım hep aynı imajdan,bu sefer hakkaten farklı oldu,ahanda resim,kesimi iyice görünsün diyede şekilden şekile girdim :)


Neyse şimdi esas haftasonu yaptığım sebze çorbasının tarifini vericem ...bu çorba bizim evde daha yeni yeni kaynamakta,annem biz bebekken yapar,içirirmiş ama biz büyüyünce yemediğimiz için yapmamış bir daha,20 sene sonra eve sebze çorbası girdi.bence çok da iyi oldu.ben yemek yapmayı çok sevdiğim için nerden estiyse mutfağa girip yaptım,o gün bugündür de favorilerim arasında.çorbanın ismini aslında "içine ne bulursan at sebze çorbası" olarak değiştirmek istiyorum..


Neyse tarife geçelim..

KREMALI SEBZE ÇORBASI



Malzemeler


  • 1 çorba kaşığı tereyağ,yada 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 3 yemek kaşığı tepeleme un
  • yarım paket çiğ krema ya da 1,5 su bardağı süt,bunlarda yoksa yoğurt,yumurta ve limonla yaptığımız terbiyeylede tatlandırılır.
  • 1 ad küçük soğan
  • kırmızı biber
  • havuç
  • pırasa
  • 1 ad minicik patates (isteğe göre)
  • lahana
  • bir minik top(çiçek) karnabahar
  • bir minik top(çiçek) brokoli
  • 1 tutam dereotu
  • 1 tutam kereviz yaprağı
  • tuz,karabiber

Yapılışı


Önce aldığımız minik soğanımızı minicik doğruyoruz,ki yerken ağzımıza gelmesin,tencerede yağla kavuruyoruz..hafif kavrulduktan sonra ben kırmızı biberi,havucu,patatesi tavla zarı büyüklüğünde doğradım ki şirin bir görüntü oluşsun :) hepsinden de 1'er avuç kadar kullandım,göz kararı yani,siz ne kadar isterseniz,neyse lafı fazla uzatmıyım lahana ve pırasamıda tabiri caizse kıymık kıymık doğradım.karnabahar ve brokolileride moleküllerine ayırdım :) hepiciğini kavurdum 2-3 dk kadar.sonra ardından 3 yemek kaşığı ununu ekledim,ezmeden tencereyi sallaya sallaya karıştırdım,tamam unlarda kavruldu dedikten sonra suyunu koyup iyice karıştırdım ki topak topak olmasın..sonra kremalı yapacağız ya kremalı olsun diye varsa evinizde yarım paket kremayı yoksa sütü ekliyoruz,ben krema koyduğum zaman az da süt ekliyorum,kaynamaya bırakıyoruz,kaynadıktan sonra tuzunu,karabiberini,1 tutam dereotu,arzuya yada dileğe(,ayşeye fatmaya göre de olabilir) kereviz yaprağınıda koyuyoruz,kerevizin kendine has bir esansı olduğu için isterseniz koymayabilirsiniz,ama kereviz sevenler bence koysunlar çünkü çok güzel bir aroma katıyor.annem hep çorba kaynadıkça güzelleşir der.bende hem malzemeleri iyice pişsin lokum gibi olsun hemde tadlansın diyerekten 20 dk falan kaynattım,,eğer kremalı değil terbiyeli yapıcam krema beni bozar arkadaş derseniz de söndürmeye yakın terbiyesini ekleyin,oldu da bitti maşallah :) daha başka aklınıza gelen sebze varsa onlarıda ekleyebilirsiniz..Afiyet olsuuunn :))

2 Mart 2009 Pazartesi

uykucu böceğim

minik böceğim seni çok seviyorum,iyi ki bizimlesin...(tam 12 senedir)

27 Şubat 2009 Cuma

Toplantı yemeği

Katıldığımız HEPAR'ın (Hak ve Eşitlik Partisi) Bursa yemeğinde çekilen fotoğrafımız

Aşkımla ben.. ne kadarda tombik çıkmışım :) kış ayında kendimi yemeğe veriyorum gerçi yazın da bişey değişmiyo benim için, yedikten 1,5-2 saat sonra acıkan bi insan olduğum için her daim elim işte gözüm yemekte oluyor :) boğazımı tutmalıyım :(

26 Şubat 2009 Perşembe

yatak,yorgan.börek

Herkese günaydın,

Bursa bugün yağmurlu ve çok soğuk,Sabah kalktım evimizin karşısındaki parkın termometresine baktım 2 dereceydi,işyerim eve allahtan çok yakın,yürüyerek 10 dk olmasına rağmen soğuktan ellerimi hissetmemeye başladım,aşırı rüzgar var,yeni aldığım şemsiyemde rüzgarda dönüp durdu,düzelteyim derken ıslandım,en sonunda dayanamadı kırıldı :( carrefoura gittiğimde sağlam ve kocaman bir şemsiye almak istiyorum.Mümkünse algida şemsiyeleri gibi olsun :)

internette şemsiyelere bakarken bu şemsiyeyi gördüm,çiftler için tasarlanmış,bence çok hoş :) kapanıncada tek şemsiye gibi oluyormuş..

ayy bu arada rüyamda acaip şeyler gördüm.evleniyomuşum,diyorum yarın evleniyorum daha ortada kına gecesi yok,saat gece 10.30 olmuş daha hava kararmamış,arkadaşlarımı arasam bu saatten sonra kimse gelmez diyorum..Ağlıyorum zırlıyorum,bağırıp çağırıyorum,kına yapılcak mekanı bile bulamamışız daha.kuzenim evinin önündeki 10 m² lik boş toprak alanları gösteriyor burda yapalımmı diye,,amaann dedim sıtkım sıyrıldı,tam bir kabustu.neden böyle bir rüya gördüm onada anlam veremedim..her zamanki gibi bugünde yataktan hiç çıkmak istemedim,pis
böcüşümle koyun koyuna yatmak işe gitmekten daha cazip geldi,Allahım bir an evvel yaz gelsin,okulum tatile girsin,kursum bitsin ve ben artık pazarlarıda malak gibi uyuyayım..









Not:Kahvaltı etmedim,biraz evvel patronum pastaneden aldığı böreği zorla hadi yiyin hadi yiyin diye yedirdi(ki böreğe bayılırım) 1 lokma verip hepsini kendisi yedi,tadı damağımda kaldı,ben börek istiyorum yaaa..ühühühüü

2.Not: Ben yandım herkes yansın,nihaha :)))

25 Şubat 2009 Çarşamba

evde kayak

keşke evimde böyle bir alet olsa,dışarı çıkmadan spor yapsak,aynı tadı vermez belki ama aklıma estikçe kayak yapmanın keyfine varırım..

24 Şubat 2009 Salı

hastayız

bu arada benim oğluşum dün hasta gibiydi,karnı ağrıyodı ve neşeside yoktu,karnına sıcak su torbası koyduk :) herşeyin önemli günlerin bile fotoğrafını çekmeyi unutuyorum ama bıdığımı çekmeyi hiç unutmuyorum,aklıma gelmişken koyayım dedim :)) çokoprensim benim sen hep iyi ol ... (nasılda pis pis bakmış,ne çekiyonuz be der gibi )





haftasonumm

amanınnn kollarım boynum feci tutulmuş,ağrıyor.çok yorucu bir haftasonu geçirdim , nihayet bugün yazabildim.Dün işyerinde uyukladığım için yazmak hiç içimden gelmedi.
Öncelikle cumartesi günü işten izin alıp çıktım kuaföre gittim,saçlarıma fön çektirdim birde kendim beceremem diye oje sürdürttüm.Saçlarımın kesilme vakti gelmişte geçmiş bile.Her kuaförün söylediği gibi saçlarının kesilmesi lazım faln filan diye başladı konuşmaya,aslında doğru söylüyor,kuyruk sokumuna kadar geldi,aslında bukle bukle çok hoş duruyor ama ben saçlarımı yıkarken ve şekil verirken çok yoruluyorum,harcadığım şampuan ve saç kremleri,şekillendiricilerde cabası.Neyse kuaförde işim bitti,yağmur yağıyordu.nasıl eve gidicem diye kara kara düşünürken tamda işim bitmiştiki gökhan işyerine geldim yoksun,nerdesin alayım seni diye aradı,şans işte :) hemen yerimi söyledim,geldi aldı,birlikte bize gittik ben giyindim,makyajımı yaptım ve hazırdımmm..

Sonra yemeğin olacağı otele doğru yol aldık,gittiğimizde bizim masada yani nilüfer ilçe masasında herkes gelmiş,sadece tek eksik bizdik,üstelik 5-10 dk da erken gittiğimiz halde..İlk defa tanışmama rağmen herkes çok sıcak karşıladı,gökhanı sevmelerinden olsa gerek.Hoş beş sohbetten sonra yemekler yenmeye başladı,sıcak yemekler geldiğinde saat 22.00'ydi.Osman Pamukoğlu kısa bi konuşma yaptı,ama fazla dinleyemedim,Adam iyi hoş konuşuyor,akıllı mantıklı,söyledikleri güzel şeyler ama hitabet özelliği pek yok gibi,yoksa bile acil ders alması lazım,,Kendini dinletemiyor pek,neyse zaten uzun sürmedi hemen kısa konuştu,sonra fotoğraf merasimi oldu,bizimde fotoğraflarımızı çektiler.Osman Pamukoğlu rozetleri taktı falan..Otel 4 yıldızlı olmasına rağmen servis felaketti,masada içecek ve yemek servisi aksadı,kültablalarını bile doğru düzgün boşaltmadılar.Yemekleride fazla beğenmedim (ki ben yemek hiç seçmem,ne bulursam yerim).Ara sıcak diye önümüze getirdikleri bir parmak boyunda patatesli sigara böreği ve 2 top patates kroket,oda tahminimce patates kroketti,çünkü tadı samandan farksızdı.soğuklar zaten her zaman klasik oluyor,onlar iyiydi,Ana yemek ise kuzu incik,pilav ve gene patatesten yanına değişik ama güzel bir garnitür,salata ve en sonda karışık içinde kemalpaşa tatlısı,şekerpare,revaniye benzer bişey ve kabak tatlısı vardı,acaba açık büfeden kalanlarımı getirdiler he he :) Sanırım organizatörler işin biraz ucuzuna kaçmış :) Neyse gece 12'ye doğru ayrıldık.Fotoğraflar elime ulaştığında burayada koyacağım.Otelin fotoğrafçısı da çekti ama hiç beğenmediğimden almadık..Cumartesi gecesi böyle geçti..

Pazar günüde sabah erkenden kalktım.Erken dediğimde saat 09:45 ti :) ama ben pazarları saat 10.30 - 11'lere kadar uyumak istiyorum ya,işte kursum başladı başlayalı pazarlarıda erken kalkmak zorunda kalıyorum..Cumartesi gecesi sabah kalkıp matematik kursuna gideceğim aklıma geldide kurstan kaçmak istedim..aynı lisede olduğu gibi :) ah ahh o zamanlar ne güzeldi,2.-3.dersten sonra bile okuldan kaçtığımız olurdu.Neyse gözümde büyüttüğüm kadar yokmuş.Bu hafta fonksiyonları işledik :) ve ben sular seller gibi soruları çözdüm.Allahım gözlerime inanamıyorum ben ki matematiğin m'sinden anlamazdım,çok hoşuma gidiyor bu durum inşallah sınavlara kadar böyle devam eder,bir aksilik olmaz.Sonracığıma kurstan 13.30 da çıktım.Hoca her zamanki gibi geç bıraktı,sırf daha fazla soru çözdürmek için.Carrefour ekspress e gittim,annem alıncak listesi tutuşturdu sabah çıkmadan,2 tane tavuk alcaktım gökhanlar gelcek diye,gıcık görevli promosyonlu diye 1 tane verdi,tartıştım :) Neyse ordan hemen otobüse bindim,bu arada şemsiyemi evde bırakmışım eyvah saçlarım bozulcak diyede hayıflanıp durdum.
Otobüsten indim allahtan tuhafiyenin birinde şemsiye gördümde içeri dalıp hemen 1 tane aldım.
Evimizin aşağısındaki pazara gidip annemin siparişlerini aldım.Çok güzel kar yağıyordu,Bir elimde şemsiye diğer elimde pazar torbaları ki 7-8 kg garanti vardı,yolda torbam yırtıldı,kolum ağırlıktan koptu,zar zor kendimi eve attım,evim evim güzel evimm..
Hemen mutfağa girdim,yemekleri yapmaya koyulduk annemle.Eee dedim anneme tatlı olarak sütlaç yaptık ta çayın yanına ne ikram edicez :) hemen annemin misler gibi havuçlu kekinden yapıverdik,kabın içine yumurtayı yanlışlıkla fazla kırdığım içinde annem yanına birde üzümlü kurabiye yaptı,,Ana yemek olarak düğün çorbası (herkes bayıldı sırrını birazdan vericem) daha önce resmini koyduğum keşkek,patatesli mantarlı tavuk,pilav,mantar salatası,yoğurtlu havuç mezesi,karışık mevsim salatası yaptık.Aile yemeği olmasına rağmen en iyi arkadaşımda geldi,çünkü daha önce keşkek yaparsak çağırıcaz diye söz vermiştik,iyikide geldi,hem yardım etti,hemde iş yaparken şen kahkahalarıyla ortamı şenlendirdi..Düğün çorbası demişken knorrun düğün çorbaları varya onlardan aldık,çorbayı çoğaltmak ve tatlandırmak için ben tencerede biraz un kavurdum,suyunu ve çorbasını ekledim,tavla zarı büyüklüğünde haşlanmış etleri ve etin suyunuda ekledim,piştiğinde enfes oldu,misafiriniz gelince mutlaka yapmalısınız,hem pratik hemde herkes nasıl yaptığımızı sordu..Sofrayıda hazırladık ama benim eşşek kafam fotoğraf çekmeyi unuttu :( o kadarda güzel hazırlamıştım oysaki.. neyse bi dahakine inşallah,neyse geldiler,kayınvalidem meşhur tuzlu keklerinden yapmış getirmiş,çok sevindim.çünkü bayılıyorum yerken..hoş beş sohbetten sonra yemek yedik,bulaşık makinemiz bozulduğundan dağ gibi bulaşıkları ablamla beraber yıkadık,saat 11e doğru kalktılar, sonra 12'ye doğruda seçil gitti bende hemen yattım,böylece 2 günüm yoğun ama güzel geçti ..oleyyy

21 Şubat 2009 Cumartesi

köşe takımları

kendime ait bir evim olduğunda salonuma hep köşe takımı koymak istedim,gökhanında isteği bu yönde.salonumuzda büyük olacak,ama bu aralar vazgeçti geçecek gibiyim,bunları aldığım zaman bir 2'li birde tekli koltuk almak lazım,yoksa misafir geldiği zaman hepimiz inci inci dizilmek zorunda kalırız :) herkes yanyana tam biri birine bişey söylicekken berna çek kafanı falan ..hehe :) komik olurdu,işte daha önceden bulup kaydettiğim köşe takımları..





































20 Şubat 2009 Cuma

kürklü kazağım

işte dün bahsettiğim ve kumaş pantalonun üstüne giymeyi planladığım kürklü kazak..








ünlüler ve benzerleri

Penguen - Yasar Nuri Öztürk



Şirin Baba - Kenan Işık



Arda Kural - Leonardo Di Caprio


Robert De Niro - Yalçın Bulut


Hakan Bilgin - Ray Romano


Peter Stormare - Özkan Uğur



Harun Kolçak - Weird Al Yankovic



Necati Ateş - Steven Seagal


Kalli - Kenan Pars



Erdem Uygan - Jack Nicholson



Jaguar Paw (Apocalypto) - Ronaldinho



Murat Soydan - Heidi'nin Dedesi



İbrahim Toraman - Bruce Lee



Bülent Polat - Naveen Andrews



Sfenks - Bülent Ersoy



Erdil Yaşaroğlu - Vince Vaughn




Kıraç - Van Helsing





Burt Reynold - Ferhat Güzel


Hugo - Reha Muhtar



Levent Üzümcü - Vince Vaughn



Ayna Cemil - Natural Born Killer



Fred Çakmaktaş - Fatih Ürek



Serdar Ortaç - Jet Lee



Tarık Mengüç - Abel Xavyer